1 00:00:14,473 --> 00:00:15,933 Saat 8'i 21 geçiyor. 2 00:00:16,099 --> 00:00:18,519 Bu gece Hall of Fame'in özel yayını var. 3 00:00:18,685 --> 00:00:21,104 Noel'in en büyük hitlerini çalıyoruz. 4 00:00:25,817 --> 00:00:28,362 Noel kartlarımız burada duruyor. 5 00:00:28,779 --> 00:00:32,073 Annem Noel kartlarıyla gurur duyardı. 6 00:00:32,241 --> 00:00:35,285 Noel'de duygusal olmak gerekir. 7 00:00:35,869 --> 00:00:40,207 Her yıl fotoğraf ve bülten olurdu. 8 00:00:40,374 --> 00:00:42,918 Bu 1974. 9 00:00:43,085 --> 00:00:45,295 Annem yazmış: "John, 12 yaşında. 10 00:00:45,462 --> 00:00:48,507 Bu sonbahar oyun odamızda partiler verdi. 11 00:00:48,674 --> 00:00:50,050 Hepsi çok başarılı geçti. 12 00:00:50,634 --> 00:00:53,929 Saçına ve kıyafetine çok dikkat ediyor." 13 00:00:55,347 --> 00:00:57,015 Evet, bu bendim işte. 14 00:00:58,600 --> 00:01:01,728 Ama bu 1987 Noeliydi 15 00:01:02,271 --> 00:01:04,605 ve eve Noel için son gidişimdi. 16 00:01:05,607 --> 00:01:07,651 Annem yazmış: "John Manhattan'da yaşıyor 17 00:01:07,818 --> 00:01:09,278 ama çoğu zaman Avrupa'da. 18 00:01:09,444 --> 00:01:11,780 Onu fotoğraflarda görüyoruz ama üzülüyoruz 19 00:01:11,947 --> 00:01:14,241 çünkü aileyle tüm bağlarını kopardı." 20 00:01:14,700 --> 00:01:16,158 Ertesi yıl, 21 00:01:16,326 --> 00:01:19,413 "John'dan hâlâ haber yok, dergiler dışında. 22 00:01:19,580 --> 00:01:22,207 Ama onu seviyor ve dua ediyoruz." 23 00:01:23,458 --> 00:01:26,128 Bu ise hiç görmediğim bir karttı 24 00:01:26,295 --> 00:01:30,757 çünkü o sırada ailemle görüşmüyordum. 25 00:01:30,924 --> 00:01:32,134 Geri dönmüşlerdi. 26 00:01:32,301 --> 00:01:34,094 Şunda şöyle yazıyor, 27 00:01:34,386 --> 00:01:36,513 "Çünkü ben senin annenim." 28 00:01:37,556 --> 00:01:41,310 28 yaşına gireceksin ve yıllardır seni görmedik. 29 00:01:41,476 --> 00:01:43,395 Mükemmel ebeveynler değildik 30 00:01:43,562 --> 00:01:45,564 ama seni sevdiğimizi biliyorsun. 31 00:01:45,731 --> 00:01:48,942 Seni tekrar görmeden ölmek istemiyoruz." 32 00:01:51,152 --> 00:01:52,654 Tanrım. 33 00:01:58,577 --> 00:02:03,332 SEVGİLİ JOHN 34 00:02:03,498 --> 00:02:07,294 1990'da Vanity Fair yazısı çıkınca, 35 00:02:07,461 --> 00:02:09,588 bir çıkış danışmanı bulduk, 36 00:02:10,547 --> 00:02:14,635 müdahale planlamak için. 37 00:02:16,762 --> 00:02:19,473 Ağabeyim Rory arayıp dedi ki, 38 00:02:19,640 --> 00:02:21,808 "Newport'ta erkek erkeğe hafta sonu yapalım." 39 00:02:22,934 --> 00:02:26,313 Normalde yapacağım bir şey değildi. 40 00:02:26,563 --> 00:02:29,858 Ama Rory hep yanımda olmuştu, 41 00:02:30,025 --> 00:02:32,319 o yüzden güvendim. 42 00:02:35,864 --> 00:02:38,367 Danışmanlar açıklamıştı, 43 00:02:38,533 --> 00:02:44,706 yanlış müdahale kişiyi uzaklaştırır diye. 44 00:02:45,499 --> 00:02:47,376 Tek şansın vardır. 45 00:02:48,627 --> 00:02:52,089 İlk gün yelken yaptık, Nantucket'taki gibi. 46 00:02:53,298 --> 00:02:57,678 Ertesi gün kahvaltıdaydık, 47 00:02:58,095 --> 00:03:02,974 bir anda üç adam geldi. 48 00:03:03,141 --> 00:03:05,977 "Ne oluyor lan?" diye düşündüm. 49 00:03:06,687 --> 00:03:10,232 John'a dedik ki, "Senin için endişeliyiz. 50 00:03:10,816 --> 00:03:13,944 Bu danışmanlar yardım etmek için burada." 51 00:03:15,070 --> 00:03:16,822 Bir anda görüşüm daraldı 52 00:03:16,988 --> 00:03:19,199 ve dünya küçüldü. 53 00:03:19,366 --> 00:03:21,326 Kıstırılmış bir hayvan gibi hissettim. 54 00:03:22,327 --> 00:03:25,872 Otele dönüp 12 saat konuştuk. 55 00:03:26,623 --> 00:03:29,251 İyi ilerlediğimizi düşündük. 56 00:03:29,418 --> 00:03:31,086 Herkes uyudu, 57 00:03:31,253 --> 00:03:34,047 sabah devam edecektik. 58 00:03:35,257 --> 00:03:38,760 Saat 4 gibi uyandırıldık. 59 00:03:39,636 --> 00:03:40,554 John yoktu. 60 00:03:41,722 --> 00:03:43,305 Havaalanına koştuk 61 00:03:43,724 --> 00:03:46,435 ve köşede saklanıyordu, 62 00:03:46,977 --> 00:03:50,480 uçuşu bekliyordu. 63 00:03:50,647 --> 00:03:52,983 Bu kez üstüne gittik. 64 00:03:53,567 --> 00:03:56,820 "Bu senin hayatın. Bu da ailen. 65 00:03:56,987 --> 00:04:00,574 O grubu bırakmalısın." 66 00:04:00,741 --> 00:04:03,243 Sonra uçağa çağırdılar. 67 00:04:03,410 --> 00:04:05,537 Yine "Gitme" dedik. 68 00:04:05,704 --> 00:04:07,164 GİDEN UÇUŞLAR UNITED AIRLINES 69 00:04:07,330 --> 00:04:13,295 İhanet hissi çok yoğundu, dönüp gittim. 70 00:04:15,589 --> 00:04:17,214 Birbirlerine bakıp dediler ki, 71 00:04:17,382 --> 00:04:21,261 "Onu bir daha göremeyeceğiz." 72 00:04:23,597 --> 00:04:25,307 Eminim böyle olmasını istememişlerdi. 73 00:04:38,111 --> 00:04:40,405 WBAB, Frederick von Mierers'la. 74 00:04:40,572 --> 00:04:44,242 Kısa ara verelim, Frederick'in sesi dinlensin. 75 00:04:44,409 --> 00:04:47,370 Sesim biraz kötü, çok çalıştım. 76 00:04:47,537 --> 00:04:49,498 Hiç konuşma. Sesini dinlendirmelisin. 77 00:04:49,664 --> 00:04:51,666 -Seninle konuşuyordum. -Biliyorum. 78 00:04:51,832 --> 00:04:54,920 Kimse tüm hikâyeyi bilmiyordu 79 00:04:55,796 --> 00:04:58,715 ama Frederick zayıflamış ve kilo veriyordu. 80 00:05:00,801 --> 00:05:03,303 "İç kulak enfeksiyonu geri döndü," diyorduk. 81 00:05:03,470 --> 00:05:05,931 "Yeniden güçsüzleşti." 82 00:05:06,473 --> 00:05:09,434 Gece terliyordu. Durumu kötüydü. 83 00:05:09,726 --> 00:05:11,978 Bir şeylerin yanlış olduğunu düşündüm. 84 00:05:12,646 --> 00:05:15,357 Bir sürü partneri olduğunu biliyordum. 85 00:05:15,524 --> 00:05:16,983 Bu onun olayıydı. 86 00:05:19,402 --> 00:05:22,447 "HIV testi yaptıralım," dedim. 87 00:05:25,116 --> 00:05:26,827 Ben negatiftim 88 00:05:27,911 --> 00:05:31,790 ama o pozitifi kabul etmedi. 89 00:05:33,250 --> 00:05:35,335 Çok korkmuştum. 90 00:05:36,837 --> 00:05:38,755 Ama bunu dünyaya anlatmalı mıydım? 91 00:05:38,922 --> 00:05:41,174 Hayır. Anlatmadım. 92 00:05:42,300 --> 00:05:44,845 Her şeyi gizledik. 93 00:05:46,763 --> 00:05:50,767 Ama Frederick hâlâ ilişki yaşamak istiyordu. 94 00:05:51,852 --> 00:05:54,020 HIV pozitif başkalarıyla birlikte olmaya 95 00:05:54,187 --> 00:05:55,230 devam ediyor muydu? 96 00:05:55,397 --> 00:05:57,941 Sanırım evet ama görmedim. 97 00:05:58,108 --> 00:06:00,402 Bir yandan da "Bu delilik" diyordum. 98 00:06:03,029 --> 00:06:04,364 Korkuyordum 99 00:06:04,990 --> 00:06:09,619 ama yüzleşmem gerektiğini düşündüm. 100 00:06:10,871 --> 00:06:15,333 "Frederick, sonuna kadar yanındayım," dedim. 101 00:06:15,500 --> 00:06:20,297 "Ama söyle bana. Gerçekten iyi misin?" 102 00:06:21,840 --> 00:06:24,175 Bu onu çok kızdırdı. 103 00:06:25,218 --> 00:06:28,638 Sonra kafama tabakla vurdu. 104 00:06:31,099 --> 00:06:34,394 Yüzüme vuruyordu, burnum kanıyordu. 105 00:06:35,854 --> 00:06:40,275 "Salak orospu! Defol git buradan!" 106 00:06:42,402 --> 00:06:45,906 Belki beni kandırıyordur diye düşündüm. 107 00:06:47,157 --> 00:06:49,034 Sonuna dek yanında kalacağıma söz verdim. 108 00:06:49,200 --> 00:06:50,243 Paul Hinton. 109 00:06:50,409 --> 00:06:53,371 Frederick'in çok hasta olduğunu bilen tek kişiydim. 110 00:06:53,538 --> 00:06:55,206 Ona yardım etmem gerekmez miydi? 111 00:06:57,334 --> 00:07:00,170 Ama gözlerinde bir şey vardı. 112 00:07:01,171 --> 00:07:04,090 İnsan gibi değildi. Frederick de değildi. 113 00:07:09,512 --> 00:07:11,932 Paul'un kafasını kırmamasına şaşırdım. 114 00:07:13,350 --> 00:07:16,061 Paul karakola gitti 115 00:07:16,227 --> 00:07:18,396 ama işi büyütmek istemedi 116 00:07:18,563 --> 00:07:23,193 çünkü kötü sonuçlanmasından korkuyordu. 117 00:07:24,402 --> 00:07:29,908 Korkum şuydu: Frederick, gitmemi kullanabilirdi. 118 00:07:30,492 --> 00:07:33,703 Ya hepimizi suçlarsa? 119 00:07:34,496 --> 00:07:36,998 Sonuçta ben de bir şeyler yapmıştım. 120 00:07:37,290 --> 00:07:41,503 Nakit taşıdım, değerli taşları gizliden sattım. 121 00:07:41,670 --> 00:07:43,630 750 bin dolarlık satış. 122 00:07:43,797 --> 00:07:45,256 Açık konuşalım. 123 00:07:45,423 --> 00:07:48,927 Dondurucuda yarım kilo psilosibin mantar vardı mesela. 124 00:07:49,636 --> 00:07:54,182 Biri konuşursa mahvolursun. 125 00:07:55,976 --> 00:08:00,438 Ama ayrılırken, "Sessiz kalacağım," dedim. 126 00:08:01,439 --> 00:08:03,566 Ayrılmak çok zordu 127 00:08:03,733 --> 00:08:07,320 çünkü hep kendimden şüphe ettim. 128 00:08:10,865 --> 00:08:14,703 Sonunda orduya katıldım. ABD Ordusu'na girdim. 129 00:08:14,869 --> 00:08:19,290 25 yaşındaydım ve toparlanmalıydım. 130 00:08:23,211 --> 00:08:24,421 O sıralarda 131 00:08:24,587 --> 00:08:27,215 Frederick'in bedeni hızla çökmeye başladı. 132 00:08:27,882 --> 00:08:30,677 Bağışıklık sistemi dayanamıyordu. 133 00:08:31,052 --> 00:08:33,513 Frederick iyice hastalanınca 134 00:08:33,679 --> 00:08:35,682 "Kuzey Carolina'ya gitse iyi olur," dedim. 135 00:08:35,849 --> 00:08:37,767 "Toparlanır, her şey düzelir." 136 00:08:37,933 --> 00:08:39,352 LAKE LURE KUZEY CAROLINA 137 00:08:39,519 --> 00:08:44,357 Frederick'i New York'tan Lake Lure'a ben götürdüm. 138 00:08:45,108 --> 00:08:48,236 Sürekli yataktaydı. 139 00:08:48,403 --> 00:08:51,489 Yatmaktan yaraları çıkınca onu çevirmeye başladık. 140 00:08:54,325 --> 00:08:57,495 AIDS'ten öldüğünü bilmiyorduk. Staf enfeksiyonu sanıyorduk. 141 00:08:57,662 --> 00:08:59,080 Hiçbirimize söylemedi. 142 00:09:00,540 --> 00:09:04,210 Durumu kötüleşmeye devam edince 143 00:09:04,377 --> 00:09:08,339 esas bakımını gruptan biri üstlendi. 144 00:09:08,506 --> 00:09:09,924 David Seaman adlı biri. 145 00:09:10,467 --> 00:09:14,471 Bugün konuğumuz Dr. David Seaman. 146 00:09:14,637 --> 00:09:18,224 Kayropraktiğin amacı vücudu dengelemektir. 147 00:09:18,391 --> 00:09:21,561 David gruba katıldığında kayropraktördü. 148 00:09:22,312 --> 00:09:25,398 Frederick'in fiziksel sorunları başlamıştı 149 00:09:25,565 --> 00:09:28,401 ve David onu tedavi ediyordu. 150 00:09:28,568 --> 00:09:31,237 Sonra grubun kayropraktörü oldu. 151 00:09:31,404 --> 00:09:34,157 Hepimizi ara sıra tedavi ederdi. 152 00:09:34,616 --> 00:09:36,951 Ama ona hiç güvenmedim. 153 00:09:38,078 --> 00:09:40,371 Frederick geçmiş yaşamda 154 00:09:40,538 --> 00:09:43,124 David'in onun kafasını kestiğini söylerdi 155 00:09:43,290 --> 00:09:46,836 ve bu hayatta karmasını ödüyordu. 156 00:09:47,170 --> 00:09:48,630 Siz de başka gezegenden mi geldiniz? 157 00:09:48,797 --> 00:09:50,340 Ya da başka bir güneş sisteminden? 158 00:09:50,757 --> 00:09:52,133 -Evet. -Evet mi? 159 00:09:52,300 --> 00:09:53,885 Ama önemli olan bu değil. 160 00:09:54,052 --> 00:09:58,389 Frederick kötüleştikçe iktidar savaşı başladı. 161 00:09:58,723 --> 00:10:01,726 David güç kazanmaya çalışıyordu. Bir de Fritz vardı. 162 00:10:01,893 --> 00:10:03,269 ESKİ ETERNAL VALUES ÜYESİ 163 00:10:03,436 --> 00:10:06,397 Fritz üst düzey bir yöneticiydi 164 00:10:07,065 --> 00:10:11,111 Alman televizyonunun New York ofisinde. 165 00:10:11,820 --> 00:10:16,616 Freddie'yle yaşıttı ve ikinci adamdı. 166 00:10:16,908 --> 00:10:19,327 Ortamı yönetir, 167 00:10:19,494 --> 00:10:23,123 adeta başkan yardımcısı gibi davranırdı. 168 00:10:23,998 --> 00:10:25,500 Ve... 169 00:10:27,252 --> 00:10:28,586 Evet. 170 00:10:31,214 --> 00:10:32,966 -Ara mı? -Evet, zamana ihtiyacım var. 171 00:10:34,551 --> 00:10:35,760 Kahretsin. 172 00:10:37,804 --> 00:10:39,764 Reno, Nevada'daydım. 173 00:10:39,931 --> 00:10:42,642 GQ çekimindeyken telefon geldi. 174 00:10:43,810 --> 00:10:45,812 Frederick ölmek üzereydi 175 00:10:46,521 --> 00:10:48,106 ve geri dönüp 176 00:10:48,273 --> 00:10:50,608 veda etmem gerekiyordu. 177 00:10:52,110 --> 00:10:56,156 Ölmek üzere olduğunu inkâr ediyordum. 178 00:10:59,159 --> 00:11:03,246 Fritz ve David kontrolü ele aldı. 179 00:11:03,496 --> 00:11:06,332 Frederick yaşayan bir iskeletti artık. 180 00:11:08,459 --> 00:11:11,087 Ona bakmak bile zordu. 181 00:11:11,963 --> 00:11:14,841 Bana küçük bir şişe verdiler. 182 00:11:15,008 --> 00:11:17,093 Su olduğunu söylediler. 183 00:11:17,260 --> 00:11:18,970 "Zorlanıyor," dediler. 184 00:11:19,470 --> 00:11:22,182 "Gerekince birkaç damla ver. 185 00:11:22,974 --> 00:11:24,434 Susuz kalmasın." 186 00:11:24,601 --> 00:11:26,895 Ama sonra David Seaman, 187 00:11:27,061 --> 00:11:29,439 ona verdiğimiz şeyin 188 00:11:29,606 --> 00:11:32,108 morfin benzeri bir şey olduğunu söyledi 189 00:11:32,275 --> 00:11:34,485 ve ölümü hızlandırdığını anlattı. 190 00:11:34,652 --> 00:11:37,280 Ama o zaman bunu bilmiyorduk. 191 00:11:38,448 --> 00:11:40,700 Şişelerde zehir varmış 192 00:11:40,867 --> 00:11:43,328 ve aslında ona zehir veriyormuşuz, 193 00:11:44,412 --> 00:11:47,081 dudaklarını ıslattığımızı sanarken. 194 00:11:49,292 --> 00:11:51,544 Sonra mutfakta oturuyorduk. 195 00:11:51,711 --> 00:11:55,798 Fritz içeri girdi. Yüzü çok ciddiydi. 196 00:11:55,965 --> 00:11:59,135 "Frederick öldü," dedi. 197 00:11:59,886 --> 00:12:01,804 Donup kaldım. 198 00:12:01,971 --> 00:12:04,140 Ne düşüneceğimi bilmiyordum. İnanamadım. 199 00:12:04,307 --> 00:12:05,683 ÖĞLE BOYLAMI 200 00:12:05,850 --> 00:12:08,144 Kendi efemerisinde 201 00:12:08,311 --> 00:12:09,938 Frederick tarihleri işaretlemişti. 202 00:12:10,104 --> 00:12:15,151 28 Ocak-9 Şubat 1990 arasını işaretledi 203 00:12:15,318 --> 00:12:18,321 ve "Ömrün Sonu" yazdı. 204 00:12:19,072 --> 00:12:20,740 Ve 4 Şubat'ta öldü. 205 00:12:20,907 --> 00:12:25,036 Tam o döneme denk geldi. Artık siz yorumlayın. 206 00:12:27,580 --> 00:12:30,708 Bu Dünya'nın sadece bir geçiş noktası olduğunu anlayın. 207 00:12:31,251 --> 00:12:36,089 Öldükçe yavaşça bir sonraki titreşim düzeyine geçersiniz. 208 00:12:38,174 --> 00:12:39,676 Gittiğiniz yerler, 209 00:12:39,842 --> 00:12:42,971 ve bu çok önemli, hayatınıza göre belirlenir. 210 00:12:44,055 --> 00:12:46,307 Bu yüzden birçok insan ölmeden önce 211 00:12:46,474 --> 00:12:49,394 tüm hayatını gözlerinin önünden geçerken görür. 212 00:12:56,067 --> 00:12:59,862 Frederick'le bilinci açıkken son konuşmanızı hatırlıyor musun? 213 00:13:00,989 --> 00:13:02,615 Ona onu sevdiğimi söyledim. 214 00:13:06,703 --> 00:13:08,579 Hatırladığım son şey bu. 215 00:13:21,217 --> 00:13:22,802 Tepkisini hatırlıyor musun? 216 00:13:24,137 --> 00:13:27,473 Gülümsedi. O sırada konuşamıyordu. 217 00:13:31,936 --> 00:13:35,273 Sonradan öğrendik ki Frederick öldüğünde, 218 00:13:35,440 --> 00:13:37,650 David Seaman ve Fritz Diekmann odadaymış. 219 00:13:37,817 --> 00:13:41,571 David, Fritz'in Frederick'in hayatına son vermek için 220 00:13:41,738 --> 00:13:43,364 yüzüne yastık bastırdığını söyledi. 221 00:13:52,540 --> 00:13:55,668 Fritz'le yüzleştiğimizde bunu kabul etti. 222 00:13:57,170 --> 00:13:58,921 Ama aramızda bunun bir çeşit 223 00:13:59,088 --> 00:14:00,965 merhamet ölümü olduğu konuşuluyordu. 224 00:14:02,175 --> 00:14:06,095 Fritz'in bunu yapmak istemediği belli oluyordu. 225 00:14:06,262 --> 00:14:07,680 Onun için kolay değildi. 226 00:14:07,847 --> 00:14:10,183 Hatta ona biraz acıdım. 227 00:14:11,642 --> 00:14:14,062 Hanımlar beyler, düşünecek çok şey var. 228 00:14:14,228 --> 00:14:18,358 Yükselmiş üstatlar, uzaylılar ve dirilen varlıklar. 229 00:14:18,524 --> 00:14:22,528 Eternal Values'ın bir başka yayınıyla iyi geceler. 230 00:14:25,448 --> 00:14:27,367 Frederick öldükten birkaç saat sonra, 231 00:14:27,533 --> 00:14:30,370 Fritz, ikili üçlü duranların 232 00:14:30,536 --> 00:14:31,746 yanına gelirdi. 233 00:14:31,913 --> 00:14:33,873 Gülmeye çalışıyorduk 234 00:14:34,040 --> 00:14:37,085 ve Frederick'le güzel günleri hatırlıyorduk. 235 00:14:37,251 --> 00:14:41,839 "Bunu yapmayın. Frederick öldü, devam etmeliyiz." 236 00:14:42,006 --> 00:14:45,051 Bu konuda çok sert ve soğuktu. 237 00:14:45,218 --> 00:14:48,888 Sanki Frederick gitmişti ve o hayat tamamen bitmişti. 238 00:14:54,685 --> 00:14:58,856 İlk başta David, Frederick'i yaktırmak istedi, 239 00:14:59,148 --> 00:15:03,694 ama önce otopsi yapılması gerekiyordu. 240 00:15:04,112 --> 00:15:06,739 Ve sözde o zaman 241 00:15:06,906 --> 00:15:08,699 AIDS taşıdığı ortaya çıktı. 242 00:15:10,701 --> 00:15:13,329 AIDS olduğu ortaya çıkınca, 243 00:15:13,830 --> 00:15:15,748 merhamet ölümü meselesi konuşulacak 244 00:15:15,915 --> 00:15:16,999 bir şey değildi. 245 00:15:17,166 --> 00:15:20,503 Bu yüzden grup içinde bir sır haline geldi. 246 00:15:20,670 --> 00:15:22,380 Hepimiz biliyorduk 247 00:15:22,547 --> 00:15:24,799 ama bunu açıkça söyleyemezdin. 248 00:15:25,341 --> 00:15:26,884 BİR "UZAYLI" ÖLDÜ 249 00:15:27,051 --> 00:15:28,928 YUPPİE SEKS GURUSUNUN "GİZEMLİ" ÖLÜMÜ 250 00:15:30,471 --> 00:15:34,225 Ondan sonra Eternal Values'ı tamamen yeniden kurmamız gerekti. 251 00:15:34,392 --> 00:15:36,936 İşte o noktada Fritz yönetimi aldı. 252 00:15:37,979 --> 00:15:42,567 Ama Freddie'nin zekâsı ve karizması onda yoktu. 253 00:15:42,733 --> 00:15:44,527 Altı ay içinde, 254 00:15:44,861 --> 00:15:47,113 grubun geri kalanı ona karşı çıkmaya başladı. 255 00:15:47,280 --> 00:15:50,158 Bir çeşit isyan çıktı. 256 00:15:52,243 --> 00:15:53,744 New York'a geri döndük 257 00:15:54,454 --> 00:15:57,331 ve onu dairesine kilitleyip çıkmasına izin vermediler. 258 00:15:57,498 --> 00:15:59,040 Bu iki üç gün sürdü. 259 00:16:01,461 --> 00:16:03,838 Ona gitmesi gerektiğini söylediler 260 00:16:04,005 --> 00:16:07,258 ve Eternal Values'ın varlıklarını 261 00:16:07,425 --> 00:16:12,180 üzerinden devretmesini sağlayıp gönderdiler. 262 00:16:12,972 --> 00:16:15,183 Ve bu kırılmayla grup bölündü. 263 00:16:15,349 --> 00:16:18,394 Bazıları Fritz'in, bazıları bizim tarafın yanında oldu. 264 00:16:18,769 --> 00:16:21,022 Ben de geçici olarak 265 00:16:21,189 --> 00:16:22,815 bir iki aylığına liderlik yaptım. 266 00:16:22,982 --> 00:16:25,193 "Hadi şimdi ne yapacağız?" 267 00:16:25,359 --> 00:16:27,820 Ama Eternal Values'ta 268 00:16:28,362 --> 00:16:30,656 lider konumunu korumak için 269 00:16:30,823 --> 00:16:33,242 başkalarını ezip onlarla yüzleşmeye hazır olmalıydın. 270 00:16:33,910 --> 00:16:38,372 Ve neyse ki ben öyle biri değilim. 271 00:16:38,539 --> 00:16:41,209 Bu yüzden hızla düşürüldüm. 272 00:16:43,503 --> 00:16:46,589 O noktada grup hakkında ne düşünüyordun? 273 00:16:46,756 --> 00:16:48,633 İşler bayağı boka sarmıştı. 274 00:16:48,799 --> 00:16:51,761 Önceki haline benziyor muydu? 275 00:16:52,094 --> 00:16:53,513 Bence hayır. 276 00:16:56,349 --> 00:16:58,601 Bazı kişiler vardı, 277 00:16:58,768 --> 00:17:02,897 hiç ruhsal gelişimle ilgilenmiyorlardı. 278 00:17:03,064 --> 00:17:06,651 Sadece kendi tatminleri için oradaydılar. 279 00:17:07,484 --> 00:17:09,487 İçimde bir şey dedi ki, 280 00:17:09,654 --> 00:17:11,571 "Bu yanlış. Gitmen lazım." 281 00:17:12,281 --> 00:17:15,159 Ama gruptan ayrıldığımı söyleyince, 282 00:17:15,535 --> 00:17:21,249 beni sandalyeye bağlayıp bir buçuk gün sorguladılar. 283 00:17:21,874 --> 00:17:25,670 "Frederick bunu istemezdi. Yolundan sapıyorsun." 284 00:17:26,503 --> 00:17:28,381 Bunca zaman uyanık mıydın? 285 00:17:28,548 --> 00:17:30,633 Hiç uyuduğumu hatırlamıyorum. 286 00:17:32,134 --> 00:17:36,931 Ama Frederick'in mücevherlerini aldığımı düşündüler. 287 00:17:37,098 --> 00:17:40,142 Bu yüzden kapıdan çıkmadan önce, 288 00:17:40,309 --> 00:17:42,061 beni iç çamaşırlarıma kadar soydular 289 00:17:42,228 --> 00:17:45,398 ve elimde kıyafet çantasıyla öyle çıkardılar. 290 00:17:45,565 --> 00:17:47,441 Gruptan böyle ayrıldım. 291 00:17:58,494 --> 00:18:02,290 O sırada Savcılık Ofisi 292 00:18:02,456 --> 00:18:05,376 bunu soruşturup mahkemeye taşımaya çalışıyordu. 293 00:18:05,751 --> 00:18:10,006 Frederick milyon dolarlık bir mücevher ağının ortasındaydı. 294 00:18:10,172 --> 00:18:14,760 Ama bana, para izi olsa da, 295 00:18:15,136 --> 00:18:17,430 Frederick öldüğü için 296 00:18:17,597 --> 00:18:19,932 mahkemeye taşıyabileceklerini düşündükleri davanın 297 00:18:20,099 --> 00:18:23,519 artık yeterli olmadığı söylendi ve dosya kapandı. 298 00:18:25,688 --> 00:18:27,064 Ama Frederick ölünce, 299 00:18:27,231 --> 00:18:31,152 grubun ivmesini kaybedeceğini düşünmüştüm. 300 00:18:32,111 --> 00:18:34,155 Her şey bitecekti. 301 00:18:35,448 --> 00:18:40,786 Ama bu kadar uzun sürmesi beni çok şaşırttı. 302 00:18:46,626 --> 00:18:52,882 1994 4 YIL SONRA 303 00:18:53,049 --> 00:18:54,592 ...nasıl sonuçlanacağını. 304 00:18:54,759 --> 00:18:55,843 Onu takip et. 305 00:18:56,594 --> 00:18:59,305 Yürü. Pozisyonuna dön ve başla. 306 00:18:59,472 --> 00:19:00,973 Frederick öldükten sonra, 307 00:19:01,265 --> 00:19:04,602 ekibin çoğu Kuzey Carolina'ya taşındı. 308 00:19:05,061 --> 00:19:07,229 Freddie gitti. Fritz de gitti. 309 00:19:07,396 --> 00:19:09,940 Kimsenin uzaylılarla iletişimi yok, 310 00:19:10,107 --> 00:19:13,444 yaklaşan kıyametten nasıl sağ çıkacağımızı bulmalıyız, 311 00:19:13,611 --> 00:19:15,446 bunu nasıl yapacağız? 312 00:19:15,905 --> 00:19:18,324 Bu, bulunduğum yerdeki antetli kağıda yazılmıştı, 313 00:19:18,491 --> 00:19:20,326 Londra'da. 314 00:19:21,452 --> 00:19:23,371 Frederick bize defalarca 315 00:19:23,537 --> 00:19:25,581 hayatınızda daha önce yapılmamış bir şey 316 00:19:25,748 --> 00:19:26,999 yapma şansınız var, dedi. 317 00:19:27,166 --> 00:19:30,920 Bunun tam ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz, 318 00:19:31,087 --> 00:19:33,673 ama bunu bizim başarmamız gerektiğini biliyoruz, 319 00:19:33,839 --> 00:19:37,635 birlikte kalarak, birlikte çalışarak ve birbirimize sahip çıkarak. 320 00:19:37,802 --> 00:19:40,888 "Gelecekte hayatta kalmanın tek gerçek yolu komün yaşam olacak. 321 00:19:41,055 --> 00:19:45,351 Freddie bunun ne kadar önemli olduğunu söylerdi. 322 00:19:45,726 --> 00:19:47,812 "Bu yüzden biz özgür bireyleriz, 323 00:19:47,978 --> 00:19:51,357 ortak bir amaç için birleşiyoruz: kendini gerçekleştirme." 324 00:19:53,275 --> 00:19:56,821 Kuzey Carolina'da herkes göl evinde yaşıyordu. 325 00:19:57,613 --> 00:20:02,660 Altı kadar oda vardı ama her odada iki tek kişilik yatak vardı. 326 00:20:02,827 --> 00:20:04,620 Hiç mahremiyet yoktu. 327 00:20:04,954 --> 00:20:08,541 Ama o kadar uzun süredir komün hayatı yaşıyorduk ki, 328 00:20:08,708 --> 00:20:10,918 bu artık bize garip gelmiyordu. 329 00:20:11,085 --> 00:20:12,920 Yaşam şeklimiz buydu. 330 00:20:14,130 --> 00:20:15,673 Kuzey Carolina'da 331 00:20:15,840 --> 00:20:20,469 hayat çok daha sıradandı. 332 00:20:21,262 --> 00:20:24,598 Ama Frederick hayattayken, tüm deliliğe rağmen, 333 00:20:24,765 --> 00:20:28,936 hep ruhani bir amaç hissi vardı. 334 00:20:29,103 --> 00:20:30,730 Her şeyi koşulsuz sev 335 00:20:31,063 --> 00:20:33,774 ve Tanrı'nın Dünya'daki yüce kokteyline katıl. 336 00:20:33,941 --> 00:20:37,486 Frederick hep o uhrevi müzikleri açardı. 337 00:20:37,653 --> 00:20:43,075 New York'tan çıkıp bir vahaya geçmiş gibi olurdun. 338 00:20:45,411 --> 00:20:49,415 Ama Kuzey Carolina'da bir sabahı hatırlıyorum, 339 00:20:49,582 --> 00:20:54,879 David bir müzikçalar ve "Mandolin Rain" şarkısını aldı. 340 00:20:58,340 --> 00:21:04,263 Yemin ederim o lanet şarkıyı bir hafta boyunca döndürdü. 341 00:21:04,972 --> 00:21:08,809 "Şu lanet şarkıyı kapatır mısın artık?" diyorduk. 342 00:21:08,976 --> 00:21:12,021 Sonra yine başlıyordu: "Listen to the mandolin rain..." 343 00:21:20,237 --> 00:21:22,031 Havası çok farklıydı. 344 00:21:22,948 --> 00:21:25,826 Çekirdek grup on kişiye düşmüştü. 345 00:21:25,993 --> 00:21:27,703 Orada hiç kadın yoktu. 346 00:21:28,370 --> 00:21:34,460 Farklı olduğumuzu ve tuhaf inançlarımız olduğunu biliyorduk. 347 00:21:35,044 --> 00:21:36,712 Dr. David Seaman. 348 00:21:37,630 --> 00:21:40,925 Kendimizi Eternal Values olarak tanıtmamaya karar verdik 349 00:21:41,091 --> 00:21:42,760 çünkü o isim lekelenmişti. 350 00:21:42,927 --> 00:21:47,264 Bu da bizim için yeni bir dönemi başlattı. 351 00:21:48,015 --> 00:21:51,101 Bir inşaat şirketi kuracaklardı 352 00:21:51,268 --> 00:21:55,314 ki normal görünsünler. 353 00:21:55,481 --> 00:21:57,817 BAT CAVE TOPLUM GÖZETİMİ GÖNÜLLÜLERİ 354 00:21:57,983 --> 00:22:03,155 O zamanlar Lotus Group diye bir ofisleri vardı. 355 00:22:03,948 --> 00:22:07,117 Çok profesyonel ve kibarlardı. 356 00:22:07,284 --> 00:22:10,538 "Millet sizin uzaylı olduğunuzu söylüyor," dedim. 357 00:22:10,704 --> 00:22:12,081 Yani hadi ama. 358 00:22:12,915 --> 00:22:18,462 Bana korkutucu ya da tehlikeli gelmemişlerdi. 359 00:22:21,924 --> 00:22:23,926 Bize yerel halk 360 00:22:24,260 --> 00:22:27,429 "Boncuklu eşcinsel yıldız gözlemcileri" diyordu, 361 00:22:28,138 --> 00:22:31,392 bu yüzden bazı erkeklerin sevgilisi olması 362 00:22:31,559 --> 00:22:33,269 iyi fikir sayıldı. 363 00:22:35,187 --> 00:22:37,648 Çocuklardan biri Meg'leydi. 364 00:22:38,357 --> 00:22:42,027 Aramızda anında bir çekim oldu. Yani resmen bam diye. 365 00:22:43,946 --> 00:22:46,323 Delicesine âşıktım. 366 00:22:47,199 --> 00:22:49,994 Onlar hakkında ne söylersen söyle, 367 00:22:50,160 --> 00:22:51,328 inanmazdım. 368 00:22:51,495 --> 00:22:53,747 Gerçekten inanmazdım. 369 00:22:56,375 --> 00:22:58,502 Kuzey Carolina'daydım. 370 00:22:59,086 --> 00:23:02,131 Buraya gelmem neredeyse tesadüftü, 371 00:23:02,298 --> 00:23:03,549 burada iş buldum. 372 00:23:04,216 --> 00:23:10,097 Bir yıl kadar sonra tanıdık yüzler görmeye başladım. 373 00:23:10,514 --> 00:23:14,602 Ama bu deneyimin ardından bilinçli olarak iyileşmeye çalışıyordum 374 00:23:14,935 --> 00:23:19,481 ve onlar hakkında bir şey bilmemek hoşuma gidiyordu. 375 00:23:19,899 --> 00:23:22,735 Sonra sanat çevresinden bir kadının 376 00:23:22,902 --> 00:23:24,820 Lotus Group'a katıldığını öğrendim. 377 00:23:26,447 --> 00:23:29,533 Bir gün Elissa ofisime geldi 378 00:23:29,700 --> 00:23:32,036 ve dedi ki: "Bu adamları New York'tan tanıyorum. 379 00:23:32,202 --> 00:23:33,537 Onlarla iş yaptım. 380 00:23:33,704 --> 00:23:35,748 Bu insanların kim olduğunu biliyor musun? 381 00:23:35,915 --> 00:23:38,375 Göründükleri gibi değiller. 382 00:23:38,542 --> 00:23:40,878 Onlardan uzak dur. Hiç bulaşma." 383 00:23:41,170 --> 00:23:44,882 Ona bakıp sadece "Dikkatli ol," dedim. 384 00:23:45,507 --> 00:23:47,927 Sözümü kesti. Bunu duymak istemedi. 385 00:23:48,093 --> 00:23:49,970 Onları övmeni istiyordu. 386 00:23:52,431 --> 00:23:53,891 O zamanlar ben sadece, 387 00:23:54,058 --> 00:23:56,936 sanırım bunu küçük yer dedikodusu sayıyordum 388 00:23:57,102 --> 00:23:59,063 ve geçiyordum. 389 00:23:59,647 --> 00:24:03,525 Bana göre hepimiz arkadaştık. Birlikte çalışıyorduk. 390 00:24:03,692 --> 00:24:05,444 Aile gibiydik. 391 00:24:07,404 --> 00:24:10,574 Hâlâ tam zamanlı modellik yapıyor ve çok seyahat ediyordum. 392 00:24:11,659 --> 00:24:13,535 E! kanalı erkek modellerle ilgili 393 00:24:13,702 --> 00:24:15,162 özel bölüm hazırlarken, 394 00:24:15,704 --> 00:24:17,790 Kuzey Carolina'ya gelip yaşadığım hayatı 395 00:24:17,957 --> 00:24:19,124 görmelerini önerdim. 396 00:24:20,167 --> 00:24:22,252 Hadi içeri gelin. Burası Lotus Group. 397 00:24:22,419 --> 00:24:24,213 Ofisimiz Kuzey Carolina'da. 398 00:24:24,380 --> 00:24:27,675 Basında yer alıyor, ona özel bölüm çekiliyor diye düşündük. 399 00:24:27,841 --> 00:24:30,844 Bu grup için iyi reklam olabilirdi. 400 00:24:31,595 --> 00:24:34,431 E!'yi izliyorsunuz, eğlencenin adresi. 401 00:24:35,099 --> 00:24:37,267 Bunu hep yapmak istemiştim. 402 00:24:37,434 --> 00:24:40,396 Genel talimat şuydu: "Tuhaf davranmayın." 403 00:24:41,480 --> 00:24:44,483 Ama her şey kurgu ve sahteydi. 404 00:24:44,650 --> 00:24:46,902 Lotus Group'ta çalışmanın en güzel yanı, 405 00:24:47,069 --> 00:24:51,031 her gün güzel Blair tarafından karşılanmanız. 406 00:24:51,365 --> 00:24:56,412 Resepsiyonist olması için bir kadın tutmuşlardı. 407 00:24:56,578 --> 00:24:59,456 Grupla alakası yoktu. 408 00:25:00,082 --> 00:25:05,671 Hoyt'un o çekimden önce Blair'le birkaç saniye bile 409 00:25:06,380 --> 00:25:07,464 konuştuğunu sanmıyorum. 410 00:25:07,965 --> 00:25:10,259 Buradaki tüm telefonlara o bakıyor. 411 00:25:10,634 --> 00:25:11,927 Çok tatlı bir kadın. 412 00:25:12,094 --> 00:25:16,348 Sonra tuhaf bir akşam yemeği oldu. 413 00:25:16,515 --> 00:25:18,100 Üstelik takım elbise giymişim. 414 00:25:19,685 --> 00:25:23,939 Hoyt'a bakıp şöyle düşündüm: 415 00:25:24,356 --> 00:25:28,318 "En son ne zaman masada yemek yedik?" 416 00:25:30,320 --> 00:25:33,198 Dünyanın en çok kazanan erkek modeli olduğu söyleniyor, 417 00:25:33,365 --> 00:25:35,242 ama sektörde yaklaşık on yıl geçirse de, 418 00:25:35,409 --> 00:25:37,369 başarı Hoyt Richards'ın başını döndürmemiş. 419 00:25:37,536 --> 00:25:38,996 E! programı. 420 00:25:39,246 --> 00:25:42,875 Son halini yayında gördük. 421 00:25:43,042 --> 00:25:44,334 Hoyt çalışmadığında, 422 00:25:44,501 --> 00:25:47,880 Kuzey Carolina dağlarının huzurunda oluyor. 423 00:25:48,047 --> 00:25:50,007 E! her şeyi Hoyt'a çevirdi. 424 00:25:50,174 --> 00:25:52,551 Hoyt ayrıca bir inşaat şirketi yönetiyor. 425 00:25:52,718 --> 00:25:56,513 Şirketleri vardı, arkadaşlarını işe alıyordu. 426 00:25:56,680 --> 00:26:01,101 Bu grupta gerginlik yarattı. 427 00:26:01,852 --> 00:26:03,854 İyi o zaman, sizi daha fazla tutmayız. 428 00:26:04,021 --> 00:26:06,273 Ama bu işlerin uzmanı Dave. 429 00:26:06,607 --> 00:26:08,984 Çünkü mütevazı kalmalıydın. 430 00:26:09,151 --> 00:26:11,028 Egosu şişmeye başladı. 431 00:26:12,488 --> 00:26:13,906 O grubun içinde, 432 00:26:14,073 --> 00:26:17,159 hep diken üstündeydim. 433 00:26:17,743 --> 00:26:20,204 Daha da sorunlu bir aileye dönüştük. 434 00:26:20,370 --> 00:26:22,581 Kıyameti bekleyen bir aile gibi. 435 00:26:22,748 --> 00:26:24,541 Burası prodüksiyon ofisimiz. 436 00:26:25,459 --> 00:26:27,795 Frederick hayattayken, 437 00:26:27,961 --> 00:26:31,965 beni biraz şımartıyordu. 438 00:26:32,132 --> 00:26:34,593 Bu da bazılarında 439 00:26:34,760 --> 00:26:36,220 öfke biriktirdi. 440 00:26:39,264 --> 00:26:42,768 İşin ironik yanı, hâlâ her şeyi o finanse ediyordu. 441 00:26:44,144 --> 00:26:47,439 Sürekli seyahatteydi. Bir hafta Karayipler'de, 442 00:26:47,606 --> 00:26:51,693 sonraki hafta İsveç'te, sonra Los Angeles'ta. 443 00:26:53,529 --> 00:26:56,156 Seyahatteyken bazı dostluklar ve ilişkiler kuruyordum. 444 00:26:56,323 --> 00:26:58,408 Grubun dışında bağlar kuruyordum. 445 00:26:59,284 --> 00:27:02,204 LA'de Donna diye biriyle tanıştım. 446 00:27:02,788 --> 00:27:06,208 Güzel bir esmerdi, çok etkilenmiştim. 447 00:27:06,583 --> 00:27:10,921 Görüşmeye başladık ama çok düzensizdi. 448 00:27:11,088 --> 00:27:12,714 Çok seyahat ediyordum, 449 00:27:12,881 --> 00:27:17,386 onu bazen iki ayda bir görüyordum. 450 00:27:18,053 --> 00:27:20,305 Ama ona karşı gerçek duygularım vardı. 451 00:27:20,472 --> 00:27:23,475 Yıllarca kötülenen şeylerin, romantik aşkın 452 00:27:23,642 --> 00:27:25,686 o kadar da kötü olmadığını fark ettim. 453 00:27:25,853 --> 00:27:28,564 Gerçekten yanımda olduğunu ve beni önemsediğini 454 00:27:28,730 --> 00:27:29,773 hissediyordum. 455 00:27:30,190 --> 00:27:35,404 Donna'yla ilişkim kalbimi açmaya başladı, 456 00:27:35,571 --> 00:27:38,365 hem de hiç beklemediğim şekilde. 457 00:27:39,158 --> 00:27:43,495 Ama bunu gizlice yaptım. Gruptan kimsenin haberi yoktu. 458 00:27:49,751 --> 00:27:51,503 1999 yılında, 459 00:27:51,670 --> 00:27:54,965 manyetik kutuplar kayacak ve insanlık yok olacak. 460 00:27:55,132 --> 00:27:58,677 1999'da grup küçülüyordu. 461 00:27:59,469 --> 00:28:00,929 Kalan üyeler içinse, 462 00:28:01,263 --> 00:28:04,183 hayatta kalmak için birbirlerine bağımlıydılar. 463 00:28:05,517 --> 00:28:06,894 İşte burada. 464 00:28:07,394 --> 00:28:09,897 Yazdığım notlardan bazıları. 465 00:28:10,314 --> 00:28:12,649 "Operasyon: Güvenli Bölge" 466 00:28:13,483 --> 00:28:14,818 Bu konu çok konuşuluyordu. 467 00:28:14,985 --> 00:28:17,237 Frederick sonrası kutup kayması konuşuluyordu. 468 00:28:17,404 --> 00:28:20,949 Nüfusun yüzde 0,1'i kurtulacak. 469 00:28:21,116 --> 00:28:22,534 Plan böyle başladı. 470 00:28:22,701 --> 00:28:24,786 Hadi yukarı çıkalım da 471 00:28:24,953 --> 00:28:28,582 işin mutfağını göstereyim. 472 00:28:29,208 --> 00:28:33,295 Yemek stoklamamız gerekiyordu ve dış dünyadan bağımsız yaşamalıydık. 473 00:28:33,629 --> 00:28:35,923 -Gizli sığınak. -Aşağıda küçük bir sığınak mı var? 474 00:28:36,089 --> 00:28:38,175 -Evet. -Bomba düşünce kaçacak yerimiz var. 475 00:28:38,842 --> 00:28:41,762 Büyük bir felaket olacağına inanıyorlardı. 476 00:28:41,929 --> 00:28:48,018 Dünyayı değiştirecek büyük bir felaket. 477 00:28:48,727 --> 00:28:52,731 Lake Lure'un da güvenli yerlerden biri olduğuna. 478 00:28:53,899 --> 00:28:58,862 Dağda mağaralı bir arazileri vardı. 479 00:28:59,029 --> 00:29:01,406 Herkes oraya gidecekti. 480 00:29:01,573 --> 00:29:03,742 KRİZ DURUMU GERİ DÖNÜŞ YOK 481 00:29:03,909 --> 00:29:07,287 Nasıl olacaktı? Zamanlama doğru muydu? 482 00:29:08,497 --> 00:29:14,044 Sonra konu silahlara kaydı. 483 00:29:14,711 --> 00:29:15,837 ORTALIK KARIŞACAK 484 00:29:16,004 --> 00:29:17,714 Silah kullanmayı öğrendik. 485 00:29:18,257 --> 00:29:21,385 Pompalım ve 45'liğim vardı. 486 00:29:22,844 --> 00:29:26,723 Amaç stok yapmak ve geleceğe hazırlanmaktı. 487 00:29:26,890 --> 00:29:28,892 SIĞINAK HAZIRLA SAVAŞARAK ÖL 488 00:29:29,059 --> 00:29:33,188 İş hızla buna dönüştü. 489 00:29:33,355 --> 00:29:35,857 THOMPSON MARKET MARKET VE IZGARA SALONU 490 00:29:36,024 --> 00:29:38,360 Bayağı cephanelikleri vardı. 491 00:29:39,736 --> 00:29:45,742 Depoları hayatta kalma malzemeleriyle doluydu. 492 00:29:46,493 --> 00:29:49,955 Dünya normale dönene kadar güvende kalmak için. 493 00:29:50,122 --> 00:29:55,502 Sonra herkesi kurtaracaklardı. 494 00:29:58,755 --> 00:30:01,800 Grupta kalan tek kız bendim. 495 00:30:01,967 --> 00:30:06,763 Bir gece sevgilim beni karşısına aldı. 496 00:30:06,930 --> 00:30:09,808 "Hepimiz birlikte yaşayacağız. 497 00:30:09,975 --> 00:30:11,852 Bu daha adil olur. 498 00:30:12,019 --> 00:30:16,106 Diğer erkeklerle birlikte olsan 499 00:30:16,273 --> 00:30:19,568 kiminle olurdun?" dedi. 500 00:30:19,901 --> 00:30:25,449 Şoke olmuştum, midem bulandı. 501 00:30:25,615 --> 00:30:27,951 "Dalga geçiyor olmalısın" dedim. 502 00:30:28,118 --> 00:30:32,414 Kimsenin adını vermedim. O da sinirlenmeye başladı. 503 00:30:32,581 --> 00:30:35,250 "Hayır, bunu asla düşünmem" dedim. 504 00:30:36,460 --> 00:30:39,921 Sonlara doğru, Kadınlara ihtiyacımız olduğunu düşündük. 505 00:30:40,088 --> 00:30:45,052 Dünyayı yeniden nüfuslandırıp aydın varlıklar yetiştirmek için. 506 00:30:46,094 --> 00:30:48,847 Kötü bir bilimkurgu gibiydi. 507 00:30:51,641 --> 00:30:54,102 Milenyum yaklaşırken, 508 00:30:54,436 --> 00:30:56,688 büyük dünya değişimleri olacağına inanıyorduk. 509 00:30:56,855 --> 00:30:59,316 Dev dalgalar, kasırgalar gibi. 510 00:30:59,483 --> 00:31:02,152 Altın ve gümüş almaya başlamıştık. 511 00:31:02,319 --> 00:31:04,780 Çünkü tek gerçek para onlar olacaktı. 512 00:31:05,822 --> 00:31:08,408 Ben Londra'ya işe gidiyorum ve düşünüyorum ki, 513 00:31:09,451 --> 00:31:11,119 "Ekonomiler çökmüyor." 514 00:31:11,370 --> 00:31:13,330 "Ne dev dalga var ne deprem." 515 00:31:14,998 --> 00:31:18,043 Her şey saçma geliyordu 516 00:31:18,418 --> 00:31:20,879 ama eleştirel düşüncem geri dönmeye başlamıştı. 517 00:31:22,839 --> 00:31:26,968 İşte o zaman gruba şunu söylemeye başladım: 518 00:31:27,135 --> 00:31:29,971 Burada fanus içinde yaşıyorsunuz. 519 00:31:30,138 --> 00:31:31,973 Size söylüyorum, hiçbir şey olmuyor. 520 00:31:32,766 --> 00:31:35,769 Bunun için üstüme geldiler. 521 00:31:36,395 --> 00:31:40,774 Daha kötüsü olmaz sanmıştım. 522 00:31:40,941 --> 00:31:43,819 "Bu arada biriyle görüşüyorum" dedim. 523 00:31:45,487 --> 00:31:47,072 Ortalık karıştı. 524 00:31:47,739 --> 00:31:49,449 "Biriyle mi görüşüyorsun?" 525 00:31:52,411 --> 00:31:56,498 "Hemen ayrılmalısın" dediler. 526 00:31:56,665 --> 00:31:58,792 "Bencillik yapıyorsun, ona haksızlık bu." 527 00:31:58,959 --> 00:32:00,001 "Ne yapıyorsun?" 528 00:32:00,168 --> 00:32:02,587 Kızı kullanan biri gibi gösterdiler. 529 00:32:02,754 --> 00:32:04,840 Neyin içinde olduğunu bilmiyor. 530 00:32:05,966 --> 00:32:08,969 Sonra Donna'ya dedim ki, 531 00:32:09,136 --> 00:32:13,265 "İlişki istiyordum ama vazgeçtim." 532 00:32:13,598 --> 00:32:18,270 Çok sert ve acımasızdı. 533 00:32:18,979 --> 00:32:21,940 Ona böyle davranmak 534 00:32:24,151 --> 00:32:26,236 içime sinmedi. 535 00:32:26,403 --> 00:32:29,197 Sonra şu dönem başladı: 536 00:32:29,364 --> 00:32:30,949 "Hoyt'u kendinden kurtarmalıyız. 537 00:32:31,116 --> 00:32:34,619 Aklını kaçırıyor. Dışarıda yaşayamaz." 538 00:32:34,786 --> 00:32:37,038 "Onu Kuzey Carolina'ya geri getirmeliyiz." 539 00:32:37,205 --> 00:32:39,624 "Gözümüzün önünde tutmalıyız." 540 00:32:40,459 --> 00:32:46,465 Ona en angarya işleri yaptırıyorlardı, güya alçakgönüllülük öğrensin diye. 541 00:32:47,799 --> 00:32:50,594 İlk yatan ben olmalıydım. 542 00:32:50,760 --> 00:32:53,555 Kimsenin yapmak istemediği işleri yapıyordum. 543 00:32:55,932 --> 00:33:00,353 "Bize gel" diye aradılar. 544 00:33:00,520 --> 00:33:01,980 John'un başı büyük beladaydı. 545 00:33:03,356 --> 00:33:07,777 Mutfağa girdim, John orada oturuyordu. 546 00:33:07,944 --> 00:33:11,031 Boynu bükük şekilde masada oturuyordu. 547 00:33:11,198 --> 00:33:13,033 Kafası tamamen kazınmıştı. 548 00:33:13,283 --> 00:33:14,868 Bildiğin kel olmuştu. 549 00:33:16,912 --> 00:33:19,748 "Başına ne oldu?" dedim. 550 00:33:21,458 --> 00:33:24,920 "Anlat Meg'e ne olduğunu" dediler. 551 00:33:26,046 --> 00:33:30,717 Çocuklar bana taşınmam gerektiğini söyledi, Kuzey Carolina'ya gidip 552 00:33:30,884 --> 00:33:32,677 kariyerimi bırakacaktım. 553 00:33:34,429 --> 00:33:37,557 İçten içe hazır olmadığımı biliyordum. 554 00:33:38,850 --> 00:33:41,394 "Aklın kaçmasın diye, buradan gitmeyi bile 555 00:33:41,561 --> 00:33:43,104 düşünmeyesin diye, 556 00:33:43,271 --> 00:33:45,774 kafanı kazıyacağız, modellik yapamayacaksın." 557 00:33:49,402 --> 00:33:52,322 Aynaya bakıp 558 00:33:52,489 --> 00:33:54,658 şunu düşünüyordum: 559 00:33:55,200 --> 00:33:59,829 "Saçım olsa şu an Milano'da ya da Paris'te olurdum. 560 00:34:00,288 --> 00:34:04,459 Claudia Schiffer ya da Cindy Crawford'la. 561 00:34:05,085 --> 00:34:06,378 Günde 25 bin kazanırdım." 562 00:34:06,545 --> 00:34:08,630 Demek manevi biri değilim, çünkü orada olmayı isterdim. 563 00:34:10,799 --> 00:34:14,219 Bana "kel ev kadını" diyorlardı. 564 00:34:15,011 --> 00:34:18,098 Suçu kendimde görüyordum. 565 00:34:18,264 --> 00:34:21,768 Biraz onlar gibi olsam 566 00:34:21,935 --> 00:34:23,978 bunları yaşamazdım diyordum. 567 00:34:24,145 --> 00:34:27,857 Ama kusurlu olduğumu düşünüyordum. 568 00:34:28,692 --> 00:34:30,735 Beni bırakmayacaklarını hissediyordum. 569 00:34:30,902 --> 00:34:32,987 Asla beklentilerini karşılayamayacağımı 570 00:34:33,154 --> 00:34:35,864 düşündüm, istedikleri kişi olamayacaktım. 571 00:34:37,701 --> 00:34:40,911 Sonunda şunu dedim: "Artık dayanamıyorum." 572 00:34:41,329 --> 00:34:44,416 Kaçış planı yaptım. 573 00:34:44,583 --> 00:34:46,751 Havaalanına gidip kaçtım. 574 00:34:47,252 --> 00:34:50,005 New York'a dönüp eşyalarımı topluyordum. 575 00:34:50,170 --> 00:34:53,007 Gitmeden önce bir gece kalacaktım. 576 00:34:54,384 --> 00:34:58,555 Sonra kapıda belirdiler. 577 00:35:01,850 --> 00:35:05,937 Biri kapıda oturuyordu, 578 00:35:06,104 --> 00:35:08,106 gece kaçmayayım diye. 579 00:35:09,274 --> 00:35:14,904 Pencere yanında yatıp atlamayı düşündüm. 580 00:35:18,450 --> 00:35:20,076 Ama yapmadım. 581 00:35:21,036 --> 00:35:23,622 Beni geri götürdüler. 582 00:35:25,582 --> 00:35:29,586 Üç dört hafta daha dayandım. 583 00:35:30,253 --> 00:35:32,589 "Bu kez yakalanmayacağım." 584 00:35:32,756 --> 00:35:34,007 "Asla." dedim. 585 00:35:39,763 --> 00:35:43,141 4 Temmuz haftasıydı. 586 00:35:43,308 --> 00:35:44,434 4 TEMMUZ 1999 587 00:35:44,601 --> 00:35:48,772 Giderken bir mektup bıraktım. 588 00:35:48,938 --> 00:35:52,567 Gittiğimi anlamaları için. 589 00:35:54,861 --> 00:35:56,655 "Resmen ayrıldım. 590 00:35:56,946 --> 00:35:59,616 Hakkımda söylediğiniz her şey doğru. 591 00:36:00,367 --> 00:36:03,870 Umutsuz ve bencilim. En tembeliniz benim. 592 00:36:04,037 --> 00:36:05,789 Hayatımı boşa harcadım. 593 00:36:07,332 --> 00:36:10,377 Kalan ömrümü çöplerle geçirmeyi hak ediyorum. 594 00:36:10,543 --> 00:36:12,754 David, hep derdin ki: 595 00:36:12,921 --> 00:36:16,299 'Her şey çökerken insanların gerçek yüzü çıkar.' 596 00:36:16,883 --> 00:36:19,969 Ödeyeceğim bedeli düşünmek bile korkunç. 597 00:36:20,220 --> 00:36:22,847 Frederick'e ihanet yetmezmiş gibi 598 00:36:23,014 --> 00:36:25,392 Şimdi size de ihanet ettim. 599 00:36:25,558 --> 00:36:27,435 Hayatımdaki tek gerçek dost sizdiniz. 600 00:36:27,686 --> 00:36:29,604 Beni bir daha görmeyeceksiniz. 601 00:36:30,397 --> 00:36:31,940 İmza: Gerzek." 602 00:36:32,691 --> 00:36:35,777 GERZEK 603 00:36:38,988 --> 00:36:42,534 Taksi ayarlamıştım. 604 00:36:42,784 --> 00:36:45,328 Sabah 2.30'a. 605 00:36:45,870 --> 00:36:48,081 Herkes uyur sanıyordum. 606 00:36:48,498 --> 00:36:53,294 İki Alman kurdu vardı. Sessizce ilerlemem gerekiyordu. 607 00:36:53,461 --> 00:36:55,088 Köpekleri sakin tutarak. 608 00:36:56,423 --> 00:36:58,174 Çakıllı bir yol vardı. 609 00:36:58,341 --> 00:37:02,470 Ormanın içinden aşağı doğru uzanıyordu. 610 00:37:03,930 --> 00:37:05,807 Artık duyulmadığımı hissedince 611 00:37:05,974 --> 00:37:07,767 deliler gibi kaçtım. 612 00:37:10,186 --> 00:37:11,312 Ve gittim. 613 00:37:13,064 --> 00:37:16,818 Evet, o sefer bir daha dönmedim. 614 00:37:19,320 --> 00:37:22,782 Çocuklardan birine, "John nerede?" diye sordum. 615 00:37:22,949 --> 00:37:25,660 "Ortada yoktu. New York'a mı döndü?" 616 00:37:25,827 --> 00:37:28,371 O da "Evet, gitti." dedi. 617 00:37:28,538 --> 00:37:32,751 John hakkında konuşmam ve soru sormam yasaktı. 618 00:37:34,252 --> 00:37:39,716 Ayrıldım, Kaliforniya'ya gittim. Aramıza mesafe koydum. 619 00:37:41,176 --> 00:37:45,013 Yaklaşık 3.000 dolarım vardı ama nereye gideceğimi bilmiyordum. 620 00:37:48,725 --> 00:37:53,438 Hoyt beni aramıştı. Durumunun kötü olduğunu söyledi. 621 00:37:53,605 --> 00:37:55,398 Gerçekten kötü durumdaydı. 622 00:37:56,608 --> 00:37:58,151 Çok yıpranmıştı. 623 00:37:59,736 --> 00:38:01,446 Kafası tamamen boşalmıştı. 624 00:38:02,030 --> 00:38:07,911 Ahlaken ve ruhen tamamen dümdüz olmuştu. 625 00:38:08,077 --> 00:38:10,038 Resmen zombiydi. 626 00:38:10,413 --> 00:38:11,623 Ben de, "Bak," dedim. 627 00:38:11,790 --> 00:38:13,792 "Burada kalabilirsin. 628 00:38:13,958 --> 00:38:15,585 Ne yapacağını bulana kadar." 629 00:38:15,752 --> 00:38:18,797 "Faturaları düşünmeden bende kalabilirsin." 630 00:38:20,465 --> 00:38:22,550 Fabio aşırı sadıktır. 631 00:38:23,218 --> 00:38:26,012 Bir kez dostuysan, ömür boyu dostusun. 632 00:38:26,596 --> 00:38:29,057 Bunu içgüdüsel mi anladı, bilmiyorum. 633 00:38:29,224 --> 00:38:32,185 Yoksa kariyeriyle mi meşguldü, bilmiyorum. 634 00:38:32,477 --> 00:38:33,853 Ama o sırada mesele etmedi. 635 00:38:34,020 --> 00:38:35,855 Sanki hiçbir şey yokmuş gibi. 636 00:38:36,022 --> 00:38:38,525 "Gel, kal burada. Hadi spora gidelim." 637 00:38:38,691 --> 00:38:40,443 "Hiç soru yok." 638 00:38:40,610 --> 00:38:42,487 Kafamı neden kazıttığımı bile sormadı. 639 00:38:42,654 --> 00:38:45,698 Uydurma bir modellik işi hikâyesi anlattım. 640 00:38:45,865 --> 00:38:48,201 Hoyt çok başarılı bir modeldi. 641 00:38:48,368 --> 00:38:51,412 Bir anda parasız kaldı. 642 00:38:51,996 --> 00:38:56,209 Bu insanlar pirana gibiydi. Onu beş parasız bıraktılar. 643 00:38:59,712 --> 00:39:01,297 Fabio'nun yanında olmak 644 00:39:02,048 --> 00:39:05,093 Bana toparlanıp düşünme alanı verdi. 645 00:39:05,260 --> 00:39:06,845 Duygularımı işlemeye başladım. 646 00:39:08,096 --> 00:39:10,139 Hâlâ dönmeyi düşünüyordum. 647 00:39:11,724 --> 00:39:14,060 Hoyt bu konuda çok dürüsttü. 648 00:39:14,227 --> 00:39:17,146 Bir gün yüzleşeceğini biliyordum. 649 00:39:17,313 --> 00:39:19,190 Hayat sonunda tokadı yapıştırıyor. 650 00:39:19,357 --> 00:39:24,070 Ve anlıyorsun ki, "kandırılmışım." 651 00:39:25,947 --> 00:39:29,492 Ona, "İnsanlar genelde hayatta şunu yapar," dedim. 652 00:39:29,659 --> 00:39:31,160 "Hep başkalarını suçlarlar. 653 00:39:31,327 --> 00:39:33,663 Hayat iki kişilik danstır." 654 00:39:35,373 --> 00:39:36,833 İçine çekildi. 655 00:39:37,333 --> 00:39:43,089 Ama çıkıp "hata yaptım" diyebildi. 656 00:39:43,965 --> 00:39:46,217 "Peki şimdi ne yapacağım?" 657 00:39:48,887 --> 00:39:52,348 Yaklaşık bir yıl sonra bir arkadaşla buluştum. 658 00:39:52,515 --> 00:39:54,893 Beverly Hills'te bir restoranda. 659 00:39:55,685 --> 00:39:59,314 Görevli beni tanıyıp "Hoyt Richards mısın?" dedi. 660 00:39:59,480 --> 00:40:03,276 "Evet," dedim. "Dar'ın arkadaşıyım," dedi. 661 00:40:03,818 --> 00:40:06,654 Ne diyeceğimi bilemedim. 662 00:40:07,822 --> 00:40:12,660 "Dar'a LA'de yalnız yaşadığımı söyle," dedim. 663 00:40:13,161 --> 00:40:14,871 "Umarım mesajı alır," dedim içimden. 664 00:40:15,038 --> 00:40:16,831 "Ne demek istediğimi anlar." 665 00:40:16,998 --> 00:40:21,669 Üç hafta sonra telefon geldi. 666 00:40:21,836 --> 00:40:25,381 Numarayı tanımıyordum. "Hoyter, benim Dar." 667 00:40:25,548 --> 00:40:26,758 "Dar!" dedim. 668 00:40:26,925 --> 00:40:28,718 "Terapistimden arıyorum," dedi. 669 00:40:28,885 --> 00:40:31,220 "Terapistim seni aramamı söyledi." 670 00:40:32,555 --> 00:40:35,683 Sonunda buluşunca ona dedim ki, 671 00:40:35,850 --> 00:40:37,727 "Kuzey Carolina defteri kapandı." 672 00:40:39,062 --> 00:40:44,108 Ayrılmadan hemen önce olanları anlattım. 673 00:40:44,275 --> 00:40:46,235 Barda eğleniyordum. 674 00:40:46,402 --> 00:40:48,196 Ama arabaya binince... 675 00:40:48,571 --> 00:40:49,989 "Alarmlar çaldı." 676 00:40:51,115 --> 00:40:56,454 Arabada dolu saldırı tüfeği vardı. Durmadık. 677 00:40:56,621 --> 00:41:01,000 Göl evine gidip park ettik. 678 00:41:01,417 --> 00:41:05,380 Arabadan fırladım. Adam destek çağırmış. 679 00:41:06,214 --> 00:41:08,591 Arkadan üstüme atladılar. 680 00:41:09,133 --> 00:41:14,806 Eyalet polisi, şerifler, her yerde siren vardı. 681 00:41:14,973 --> 00:41:16,516 Çocuklar bağırıyordu. 682 00:41:16,683 --> 00:41:19,310 "Adını söyleme! Adını söyleme!" 683 00:41:19,477 --> 00:41:21,479 "Bilgi vermek zorunda değilsin." 684 00:41:22,188 --> 00:41:23,940 RUTHERFORD İLÇE HAPİSHANESİ 685 00:41:24,107 --> 00:41:25,650 Kefaletle çıkınca 686 00:41:25,817 --> 00:41:28,820 Bazı evraklar doldurduk. Ne olduğunu bile bilmiyordum. 687 00:41:29,696 --> 00:41:33,241 Milislerin kullandığı evraklardandı. 688 00:41:33,408 --> 00:41:38,705 Ruby Ridge'deki adamın da doldurduğu türden. 689 00:41:38,871 --> 00:41:40,790 "Üzerimizde gücünüz yok. Biz egemen insanlarız." 690 00:41:42,333 --> 00:41:45,336 Ama bütün eyaleti kızdırdık. 691 00:41:45,503 --> 00:41:50,550 Avukatlara ve dedektiflere 692 00:41:50,967 --> 00:41:54,887 hükümet karşıtı terörist sayıldığımız söylendi. 693 00:41:57,181 --> 00:42:03,104 Bundan sonra uyandım ve "Siktir et," dedim. 694 00:42:03,271 --> 00:42:08,568 Ailemi aradım. Çıkış yolum buydu. 695 00:42:08,735 --> 00:42:10,486 Bunu yaparken ödüm kopuyordu. 696 00:42:14,115 --> 00:42:16,242 Dar'la ev arkadaşı olduk. 697 00:42:16,409 --> 00:42:20,538 İlk altı ayı olanları çözmeye çalışarak geçirdik. 698 00:42:20,705 --> 00:42:22,749 Eternal Values'ta olanları çözüyorduk. 699 00:42:22,915 --> 00:42:24,125 "Hatırlıyor musun, şu olduğunda..." 700 00:42:24,292 --> 00:42:26,586 "Sence orada ne oluyordu? Tuhaf değil miydi?" 701 00:42:26,753 --> 00:42:27,920 "Bu neydi yani?" 702 00:42:28,087 --> 00:42:32,008 Gerçekte ne olduğunu parça parça çözmeye başladık. 703 00:42:35,845 --> 00:42:39,390 Frederick'in sözlerini yeniden düşünmeye başladık. 704 00:42:40,183 --> 00:42:41,267 Dediğimiz gibi 705 00:42:41,434 --> 00:42:45,354 ve yine vurguluyoruz, bu yayınlar bilgi içindir. 706 00:42:45,521 --> 00:42:48,524 Tarikatları korkuyla değil, 707 00:42:48,691 --> 00:42:50,610 bilgiyle önlemek için. 708 00:42:50,777 --> 00:42:52,737 Korku, suçluluk ve hurafe yerine. 709 00:42:52,904 --> 00:42:54,655 Tarikatlar korku ve suçlulukla durmaz. 710 00:42:54,822 --> 00:42:58,534 Ancak evrensel bilgiyle durur. 711 00:42:58,785 --> 00:43:03,289 Size secde ettiren herkes 712 00:43:03,456 --> 00:43:07,001 dünyadaki en karanlık güçlerin aracıdır. 713 00:43:07,168 --> 00:43:09,337 Yıllardır, "Bu bir tarikat," diyorlardı. 714 00:43:09,504 --> 00:43:13,508 "Sence öyle olma ihtimali var mıydı?" 715 00:43:13,841 --> 00:43:18,471 Bir dakika boyunca Hoyt'u duyamadım bile. 716 00:43:18,930 --> 00:43:20,014 Tarikatlara karşıyım. 717 00:43:20,389 --> 00:43:24,060 Kimse bana tarikatta olduğumu söylemesin. 718 00:43:24,227 --> 00:43:26,854 "Tarikatları biliyor musun?" dedim. "Hayır," dedi. 719 00:43:27,021 --> 00:43:29,565 "Ben de bilmiyorum. Tarikat değildi bence. 720 00:43:29,732 --> 00:43:31,901 Biraz araştırayım." 721 00:43:32,819 --> 00:43:36,531 En çok satan kitap Tarikat Zihin Kontrolü'yle Mücadele'ydi. 722 00:43:36,697 --> 00:43:38,032 Zihin kontrolü gerçektir. 723 00:43:38,199 --> 00:43:41,285 Zeki insanlar da aldatılabilir. 724 00:43:41,452 --> 00:43:43,246 Eski Moonie üyesi Steve Hassan. 725 00:43:43,412 --> 00:43:46,082 Korkunç şeyler yapmaya şartlandırılmıştı. 726 00:43:46,249 --> 00:43:49,127 "Kesin tarikatmış," dedim. 727 00:43:50,002 --> 00:43:51,879 Kitabı aldım. 728 00:43:52,046 --> 00:43:56,467 İlk 60-70 sayfa nasıl şartlandırıldığını anlatıyordu. 729 00:43:57,093 --> 00:43:58,469 İsmi değiştirsen aynı hikâye. 730 00:43:58,636 --> 00:44:00,596 Sonra resmen benim hikâyem oldu. 731 00:44:01,597 --> 00:44:03,933 Hayatımın dönüm noktasıydı. 732 00:44:04,851 --> 00:44:07,687 Buna oksijen gibi ihtiyacım vardı. 733 00:44:08,437 --> 00:44:12,817 Acı verse de buna ihtiyacım vardı. 734 00:44:15,111 --> 00:44:18,573 Kuzey Carolina'yı birkaç kez aradım. 735 00:44:18,739 --> 00:44:21,075 "Hepiniz tarikattasınız. Beyniniz yıkanmış." 736 00:44:22,076 --> 00:44:24,745 Kimsenin dinlemeyeceğini biliyordum. 737 00:44:24,912 --> 00:44:27,540 Ama çok iyi hissettirdi. 738 00:44:29,208 --> 00:44:33,963 John bana ulaşıp, "Meg, bu bir tarikat," dedi. 739 00:44:34,130 --> 00:44:36,757 "Hep tarikattı." 740 00:44:37,967 --> 00:44:41,137 Erkek arkadaşım sürekli, 741 00:44:41,304 --> 00:44:44,682 "Tarikat değil..." deyip duruyordu. 742 00:44:44,849 --> 00:44:46,309 Bana her türlü hakareti etti. 743 00:44:46,475 --> 00:44:47,894 Bir de bağırıyordu. 744 00:44:48,060 --> 00:44:50,188 Ben de histerik haldeydim. 745 00:44:50,354 --> 00:44:53,691 Titriyordum. "Buradan çıkabilir miyim?" 746 00:44:54,108 --> 00:44:58,654 Babamın silahıyla tavana ateş ettim. 747 00:44:59,238 --> 00:45:02,533 Yapar yapmaz "Ne yaptım ben?" dedim. 748 00:45:02,700 --> 00:45:04,160 Şok halindeydim. 749 00:45:07,038 --> 00:45:09,373 Meg'le işler kötüleşince, 750 00:45:09,540 --> 00:45:12,835 eşimle biz devreye girdik. 751 00:45:13,336 --> 00:45:18,716 Eternal Values üyelerinin karanlık yüzü ortaya çıktı. 752 00:45:18,883 --> 00:45:21,677 Meg'i açıkça tehdit ediyorlardı. 753 00:45:23,930 --> 00:45:27,516 Dayanamıyordum artık. Çok korkmuştum. 754 00:45:28,184 --> 00:45:30,686 Toparlanıp eve döndüm. 755 00:45:34,106 --> 00:45:36,692 O sırada neredeyse parasızdım. 756 00:45:38,152 --> 00:45:40,404 Ama aklımda hep şuydu: 757 00:45:40,571 --> 00:45:42,156 Bu taşlar benim güvencemdi. 758 00:45:42,323 --> 00:45:45,493 Yaklaşık 200 bin dolar vermiştim. 759 00:45:45,660 --> 00:45:47,245 LOTUS YÜZÜKLÜ İNCİ SAFİR YÜZÜK 760 00:45:47,411 --> 00:45:49,080 Hepsini ekspertize götürdüm. 761 00:45:49,247 --> 00:45:54,210 6-7 taşın toplamı 11 bin dolar ediyordu. 762 00:45:54,669 --> 00:45:59,757 İşte o zaman kandırıldığımı anladım. 763 00:46:01,759 --> 00:46:04,804 Kuzey Carolina'dakiler hâlâ bir evde yaşıyordu. 764 00:46:04,971 --> 00:46:06,597 Parasını benim verdiğim evde. 765 00:46:06,764 --> 00:46:09,225 Finanse ettiğim işleri vardı. 766 00:46:09,892 --> 00:46:13,145 Çok öfkelendim ve dava açtım. 767 00:46:13,312 --> 00:46:16,774 Kalan kişilere dava açacaktım. 768 00:46:16,941 --> 00:46:19,193 Mesele sadece para değildi. 769 00:46:19,360 --> 00:46:22,196 Ne yaptıklarıydı mesele. 770 00:46:22,363 --> 00:46:24,031 Sonu ne olur bilmiyordum. 771 00:46:24,198 --> 00:46:25,616 Avukatım da, "Bu iş..." dedi. 772 00:46:25,783 --> 00:46:27,910 "Gerçek savaşa dönebilir." 773 00:46:29,287 --> 00:46:31,914 Parasını geri almaya takmıştı kafayı. 774 00:46:32,081 --> 00:46:35,918 Çünkü göl evini satmaya çalışıyorlardı. 775 00:46:36,085 --> 00:46:37,420 Her şeyi satıyorlardı. 776 00:46:37,920 --> 00:46:42,967 36 şirketleri vardı. En şüpheli şeylerden biri buydu. 777 00:46:43,134 --> 00:46:45,136 Bir işler döndüğü belliydi. 778 00:46:45,303 --> 00:46:46,846 DEVİRLERİN KARŞILIĞI YOKTU 779 00:46:47,013 --> 00:46:51,434 Üstlerine gittik ve arabuluculuğa gidildi. 780 00:46:53,144 --> 00:46:55,479 John Hoyt bana ulaştı. 781 00:46:55,646 --> 00:47:00,192 "Herkese dava açıyorum. Parayı geri almaya çalışıyorum. 782 00:47:00,359 --> 00:47:01,402 Yardım eder misin?" 783 00:47:01,569 --> 00:47:03,821 Beni yanında istedi 784 00:47:03,988 --> 00:47:05,948 çünkü o zaman muhasebeciydim. 785 00:47:06,407 --> 00:47:08,617 Bunun karşılığında dedi ki, 786 00:47:08,784 --> 00:47:12,705 "Her şey bitince sana 10 bin dolar veririm." 787 00:47:13,164 --> 00:47:15,624 John'la göl evine gittik. 788 00:47:15,791 --> 00:47:19,670 13 yıl sonra ilk kez göl evini görüyordum. 789 00:47:21,005 --> 00:47:23,841 O sırada yaklaşık beş kişilerdi. 790 00:47:24,008 --> 00:47:25,593 Konuşuyorduk. 791 00:47:25,760 --> 00:47:27,720 Düpedüz yalan söylüyorlardı. 792 00:47:28,679 --> 00:47:31,557 Beni en çok rahatsız eden şeyse 793 00:47:31,724 --> 00:47:33,392 2-3 yıl önce 794 00:47:33,559 --> 00:47:35,102 o masanın diğer tarafında 795 00:47:35,269 --> 00:47:37,146 benim de aynısını yapacak olmamdı. 796 00:47:37,438 --> 00:47:41,108 Her şey şaibeliydi çünkü dünya kurallarını umursamıyorduk. 797 00:47:41,275 --> 00:47:42,401 Başka kurallarla yaşıyorduk. 798 00:47:42,568 --> 00:47:43,778 Sonunda şunu dedim: 799 00:47:43,944 --> 00:47:46,530 "Artık bunun parçası olamam." 800 00:47:46,697 --> 00:47:49,408 Ayrılırken kendimi başarısız sanıyordum. 801 00:47:53,871 --> 00:47:58,626 Her şey o mülkteydi. Göl evinde. 802 00:47:59,085 --> 00:48:02,505 Bir milyon dolarla çıkacaklarını sanıyorlardı. 803 00:48:02,671 --> 00:48:04,090 Bu ev ve arazi için. 804 00:48:04,799 --> 00:48:07,176 Ama planları bozuldu. 805 00:48:11,555 --> 00:48:12,598 2002'de 806 00:48:12,765 --> 00:48:14,934 avukatları bizimkine ulaştı. 807 00:48:15,101 --> 00:48:18,437 İşi çözme fırsatı doğdu. 808 00:48:18,813 --> 00:48:21,273 Davayı uzlaşmayla kapattık. 809 00:48:21,440 --> 00:48:26,862 Eternal Values'a ait tüm varlıklar tasfiye edildi. 810 00:48:27,029 --> 00:48:29,949 Böylece Eternal Values bitti. 811 00:48:30,282 --> 00:48:33,244 Bununla yaşayabilirdim. 812 00:48:36,414 --> 00:48:38,874 Sonra o adamlara ne oldu bilmiyorum. 813 00:48:39,041 --> 00:48:42,461 Açıkçası artık umurumda değildi. 814 00:48:42,837 --> 00:48:45,214 Sadece hayatıma devam etmek istedim. 815 00:48:49,927 --> 00:48:54,306 Bence en zor yanı, insanları incitmiş olmam. 816 00:48:54,473 --> 00:48:56,767 Bu yola girince çok kişiyi incittim. 817 00:48:58,102 --> 00:49:03,566 Başkalarının yarasını saramazsın ama içtenlikle uğraştım 818 00:49:03,732 --> 00:49:05,609 ailemle yeniden bağ kurmaya. 819 00:49:07,069 --> 00:49:10,239 Döndüğümde ise 820 00:49:10,406 --> 00:49:13,784 annem kanserle savaşıyordu. 821 00:49:13,993 --> 00:49:15,327 Sadece şunu soracağım... 822 00:49:15,494 --> 00:49:17,621 Annemi hayatının sonunda görememek... 823 00:49:17,788 --> 00:49:22,251 ve o sırada... 824 00:49:23,627 --> 00:49:25,463 Peruk takıyordu 825 00:49:26,630 --> 00:49:30,759 çünkü kemoterapi alıyordu ve... 826 00:49:33,846 --> 00:49:35,055 Çok cesurdu. 827 00:49:35,639 --> 00:49:36,724 Sana ulaşamadık. 828 00:49:36,891 --> 00:49:39,643 Tarikatta olduğunu sadece ben anlamıştım. 829 00:49:40,644 --> 00:49:43,022 John çıkınca 830 00:49:43,189 --> 00:49:46,442 o Noel hepimize katıldı. 831 00:49:46,609 --> 00:49:50,905 İlk kez o zaman 832 00:49:51,071 --> 00:49:55,951 eşimle çocuklarımla tanıştı. 833 00:49:56,535 --> 00:49:58,871 Bu Helen. Bu da Matthew. 834 00:49:59,622 --> 00:50:03,209 John'un eski haline dönmesi zaman aldı. 835 00:50:03,375 --> 00:50:04,502 Bu herkes için zor. 836 00:50:04,668 --> 00:50:07,171 Kimse bundan hemen çıkamaz. 837 00:50:07,338 --> 00:50:10,090 Merhaba, ben John Hoyt. 838 00:50:10,257 --> 00:50:11,884 Şimdi 41 yaşındayım. 839 00:50:13,761 --> 00:50:17,723 Eve dönmekten çok korkuyordum. 840 00:50:18,098 --> 00:50:22,603 Annemin hastalığı ilerleyince 841 00:50:22,770 --> 00:50:26,106 ona ben bakmaya karar verdim. 842 00:50:26,273 --> 00:50:30,486 Garip şekilde buna hazırlanmıştım. 843 00:50:30,653 --> 00:50:33,948 Freddie ölürken yaşadıklarımla. 844 00:50:35,741 --> 00:50:39,912 Tek söylediği beni sevdiğiydi. 845 00:50:41,997 --> 00:50:44,041 Ve anladığıydı. 846 00:50:45,668 --> 00:50:47,711 Tanrı'ya çok şükrediyorum. 847 00:50:47,878 --> 00:50:50,839 Bence farkı dualar yarattı. 848 00:50:51,215 --> 00:50:52,883 Seni eve getiren şeydi. 849 00:50:53,300 --> 00:50:55,052 Onu 12 yıl görmedim. 850 00:50:55,219 --> 00:50:56,845 Şöyle dedi: 851 00:50:57,555 --> 00:51:01,892 "Sanki bir hapisteydin." 852 00:51:03,018 --> 00:51:04,853 Ben de ona söyledim ki, 853 00:51:07,147 --> 00:51:10,776 duaları duyuldu ve gerçekten işe yaradı. 854 00:51:12,403 --> 00:51:13,529 Kendimi çok kötü hissettim. 855 00:51:13,696 --> 00:51:16,282 Çok düğün ve mezuniyet kaçırdım. 856 00:51:17,491 --> 00:51:18,867 Hep çağrıldım. 857 00:51:20,869 --> 00:51:22,997 Ama hepsini hayal kırıklığına uğrattım. 858 00:51:23,789 --> 00:51:28,168 Geri alınmayan zaman bu. Ama... 859 00:51:30,087 --> 00:51:32,464 Annemin hastalığı bana fırsat verdi, 860 00:51:32,631 --> 00:51:34,300 geri döndüğümü 861 00:51:36,594 --> 00:51:38,095 aileme kanıtlamak için. 862 00:51:46,061 --> 00:51:47,354 Şimdi düşününce inanılmaz 863 00:51:47,521 --> 00:51:49,273 geriye dönüp bakmak 864 00:51:49,440 --> 00:51:51,775 16 yaşında 865 00:51:51,942 --> 00:51:54,445 arkadaşlarınla plaja gitmenin 866 00:51:54,612 --> 00:51:58,073 seni tarikata sürüklemesi. 867 00:51:58,240 --> 00:51:59,491 Yazları Nantucket'tayım. 868 00:51:59,658 --> 00:52:01,201 Birçok kişi gelip kalıyor. 869 00:52:01,368 --> 00:52:02,369 Yani, onlar... 870 00:52:02,536 --> 00:52:08,542 İyileşme sürecim kendimi affetmekle ilgiliydi. 871 00:52:10,044 --> 00:52:13,005 Bir de bunun nasıl olduğunu anlamaya çalışmakla. 872 00:52:13,172 --> 00:52:15,633 ve başkalarına 873 00:52:15,799 --> 00:52:19,261 fark edemediğim işaretleri göstermekle. 874 00:52:20,471 --> 00:52:24,725 Hoyt, bunun diğer tarikatlara nasıl benzediğini anlat. 875 00:52:24,892 --> 00:52:27,978 Kimse sana "Bu tarikat" demez. 876 00:52:28,145 --> 00:52:30,314 Bir kandırma taktiği bu. 877 00:52:30,481 --> 00:52:35,069 Eternal Values ve Freddie'yi anlattıkça 878 00:52:35,235 --> 00:52:38,238 insanlar kendi hayatlarından örnek vermeye başladı. 879 00:52:38,405 --> 00:52:40,741 "Bir dakika," diyorlardı. 880 00:52:40,908 --> 00:52:42,451 "Bu, babamla ilişkim gibi" 881 00:52:42,618 --> 00:52:46,246 "annemle, patronumla, koçumla gibi." 882 00:52:46,413 --> 00:52:49,291 16 yaşındaydım, hayatı çözmeye çalışıyordum. 883 00:52:49,458 --> 00:52:51,752 Sevgi ve onay beklediğin kişi 884 00:52:51,919 --> 00:52:55,172 seni istismar edip kontrol ediyor. 885 00:52:55,714 --> 00:52:58,467 Yaptığım binlerce konuşmada 886 00:52:58,634 --> 00:53:00,386 hiç böyle ilişki yaşamamış 887 00:53:00,552 --> 00:53:02,012 birine rastlamadım. 888 00:53:03,097 --> 00:53:06,183 Farkında olmadan insan topluyordum. 889 00:53:07,476 --> 00:53:09,019 Bir sürü insanı 890 00:53:09,186 --> 00:53:11,855 Freddie ve Eternal Values'la 891 00:53:12,022 --> 00:53:13,899 ben tanıştırdım. 892 00:53:14,066 --> 00:53:16,193 Bununla yaşamak zorundayım. 893 00:53:20,656 --> 00:53:23,242 Hoyt'un çağrısını yakın zamanda açtım. 894 00:53:23,742 --> 00:53:25,536 Ve şunu söyleyeyim, 895 00:53:25,869 --> 00:53:28,580 Bir bardak İrlanda viskisi koydum 896 00:53:28,747 --> 00:53:30,749 ve içtim. 897 00:53:30,999 --> 00:53:32,668 Sonra telefonu açtım. 898 00:53:34,128 --> 00:53:35,713 İyi bir konuşmaydı. 899 00:53:35,879 --> 00:53:40,801 Pişman olduğunu söyledi, ben de dedim ki 900 00:53:40,968 --> 00:53:45,222 Bana yapılanlar 901 00:53:45,389 --> 00:53:47,015 beni tanımlamaz. 902 00:53:47,474 --> 00:53:49,351 Tarikata karışmak, 903 00:53:49,518 --> 00:53:53,355 Freddie'nin kurbanı olmak benim hikâyem değil. 904 00:53:57,359 --> 00:54:03,115 2002'DE JACKI, EL CAPITAN'IN NOSE'U TEK BAŞINA TIRMANAN İLK KADIN OLDU 905 00:54:03,282 --> 00:54:05,159 Bu başıma geldi 906 00:54:05,325 --> 00:54:09,496 ama daha iyi hatalar yapmayı ve risk almayı öğrendim. 907 00:54:09,663 --> 00:54:12,916 Kendimi zorlamayı bırakmadım. 908 00:54:15,836 --> 00:54:20,799 Hoyt'la konuşunca ne kadar hassas olduğunu gördüm. 909 00:54:21,675 --> 00:54:24,720 İnsanları bilinçlendirmesini takdir ediyorum. 910 00:54:25,429 --> 00:54:30,559 Maalesef zihin kontrolü, açık olduğunda herkeste işler. 911 00:54:30,726 --> 00:54:32,603 Geldiğini bile anlamazsın. 912 00:54:34,480 --> 00:54:36,523 Tarikat fikri yeni değil. 913 00:54:38,233 --> 00:54:40,486 Siyasi sistemler bunu kullanıyor. 914 00:54:41,862 --> 00:54:44,573 Dini sistemler de kullanıyor. 915 00:54:44,740 --> 00:54:47,951 En ilkel korkularımız kullanılıyor. 916 00:54:49,787 --> 00:54:51,371 Eternal Values'tayken 917 00:54:51,538 --> 00:54:55,083 başka gruplara "Bu kesin tarikat" derdik. 918 00:54:55,250 --> 00:54:56,543 RAHİP JIM JONES TARİKAT LİDERİ 919 00:54:56,710 --> 00:54:59,630 Ama kendimize hiç öyle bakmadık. 920 00:54:59,797 --> 00:55:03,091 Yanımda dört Eternal üyesi var. 921 00:55:03,258 --> 00:55:05,385 Hepsini 16 yaşından beri tanıyorum. 922 00:55:05,552 --> 00:55:09,181 Princeton'dan yeni mezun John Hoyt. 923 00:55:09,681 --> 00:55:15,020 Freddie'yle ilk tanıştığın ana dönmek kolay değil. 924 00:55:15,187 --> 00:55:17,189 Ya da gruptan biriyle konuşup gerçekten 925 00:55:17,356 --> 00:55:21,527 "Evet, kandırıldım" deyip hayatını yeniden kurmak. 926 00:55:22,194 --> 00:55:23,862 Bu adam Brooklynliydi. 927 00:55:24,029 --> 00:55:27,241 Kim olduğu ve yaptığı işler hakkında yalan söyledi. 928 00:55:27,658 --> 00:55:29,701 Yetim olduğunu söyledi 929 00:55:29,868 --> 00:55:34,206 ama annesi 2023'e kadar hayattaydı. 930 00:55:34,373 --> 00:55:37,709 Zavallı Fred, ona haksızlık edildi. 931 00:55:37,876 --> 00:55:42,381 Frederick iyi biriydi, asla dolandırıcı değildi. 932 00:55:42,548 --> 00:55:45,926 Tarikat falan yoktu. 933 00:55:46,093 --> 00:55:47,219 Gerçek bu. 934 00:55:47,386 --> 00:55:49,721 DOROTHEA CARROLL'IN SESİ FREDERICK'İN ANNESİ 935 00:55:49,888 --> 00:55:51,932 İnsanlar John'la tanışınca 936 00:55:52,099 --> 00:55:55,018 ilk dediği şey "Bir tarikattaydım" oluyor. 937 00:55:56,520 --> 00:56:00,232 Eternal Values'da ne hissettiğimi biliyorum. 938 00:56:00,399 --> 00:56:02,067 Bu benim son noktam değildi. 939 00:56:02,234 --> 00:56:05,612 Ruhsal yolculuğumun başlangıcıydı. 940 00:56:06,196 --> 00:56:09,992 Bu yüzden Frederick'in kim olduğuna dair inancımı 941 00:56:10,158 --> 00:56:13,579 ve ondan öğrendiklerimi savunmak istiyorum. 942 00:56:16,081 --> 00:56:19,877 Dürüst olursam, Eternal Values'ı düşününce 943 00:56:20,043 --> 00:56:24,131 ben bile hâlâ buna tarikat diyemiyorum. 944 00:56:25,048 --> 00:56:26,550 Unutmayın ki 945 00:56:26,717 --> 00:56:28,135 Frederick benim arkadaşımdı. 946 00:56:28,635 --> 00:56:31,513 Ondan ayrılıp tek başıma kalınca 947 00:56:31,680 --> 00:56:33,098 çok daha kötü şeyler yaptım. 948 00:56:33,265 --> 00:56:34,349 ETERNAL VALUES'IN ...HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ 949 00:56:34,516 --> 00:56:39,229 Belki öğretileri sona kadar uygulasaydım 950 00:56:39,396 --> 00:56:42,024 çok şey başarabilirdim. 951 00:56:42,190 --> 00:56:43,317 Kimdir bu 952 00:56:43,483 --> 00:56:46,862 şu an bu programı izleyen kişi? 953 00:56:47,029 --> 00:56:50,741 Freddie buna bayılırdı. 954 00:56:50,908 --> 00:56:54,494 Bayılırdı çünkü bunda yanlış bir şey görmezdi. 955 00:56:54,661 --> 00:56:57,873 Adının hâlâ anılmasına çok sevinirdi. 956 00:56:58,040 --> 00:57:02,586 İnsanlar hâlâ ondan bahsediyor. 957 00:57:03,462 --> 00:57:05,839 Hayatım tam bir pembe dizi. 958 00:57:06,006 --> 00:57:07,674 Bunu düşünüp hayal etseniz 959 00:57:07,841 --> 00:57:11,136 olan her şey bir TV dizisi gibi görünür. 960 00:57:11,303 --> 00:57:13,472 Dışarıdan dinleyen biri 961 00:57:13,639 --> 00:57:16,558 birini yönlendirdiğimi sanırdı. 962 00:57:20,187 --> 00:57:23,398 Eternal Values'ın esas mesajı şudur: 963 00:57:23,565 --> 00:57:26,526 Birbirinizi koşulsuz sevemiyorsanız hepiniz sahtesiniz. 964 00:57:26,693 --> 00:57:30,322 Eternal Values'ta Yahudi, Müslüman, Hristiyan, Budist ve Hindu'yuz. 965 00:57:30,489 --> 00:57:32,074 Birbirimizi sevip birlikte çalışıyoruz. 966 00:57:32,240 --> 00:57:34,409 Size bunu sizin de yapabileceğinizi söylüyoruz. 967 00:57:34,952 --> 00:57:39,539 Bizde olan buydu: tamamen sevgi. 968 00:57:39,706 --> 00:57:41,124 Ve buna inanıyorduk. 969 00:57:41,458 --> 00:57:45,128 Bence Freddie çok yaralı biriydi. 970 00:57:45,295 --> 00:57:46,880 Sevgiyi anladığını sanmıyorum. 971 00:57:47,631 --> 00:57:49,049 Bu yüzden 972 00:57:49,216 --> 00:57:52,135 etrafında çok yıkım yaşandı. 973 00:57:54,012 --> 00:57:57,599 Ama dönüp de "Benim suçum yoktu" diyemem. 974 00:57:57,766 --> 00:58:01,853 "Beynim yıkandı" deyip sorumluluktan kaçamam. 975 00:58:02,479 --> 00:58:04,523 Söylediğim her şeyden 976 00:58:04,690 --> 00:58:08,568 yaptıklarımdan ve ortak olduğum istismarlardan sorumluyum. 977 00:58:08,735 --> 00:58:11,405 Yaşanırken sessiz kaldıklarımdan da. 978 00:58:13,573 --> 00:58:17,619 Çok utanç taşıyorsun. 979 00:58:17,786 --> 00:58:22,207 Utancın panzehirinin 980 00:58:22,374 --> 00:58:25,085 savunmasızlık olduğunu öğrendim. 981 00:58:25,252 --> 00:58:29,965 Bunu göstermenin yoluysa 982 00:58:30,132 --> 00:58:32,676 hikâyeni anlatıp kabullenmek. 983 00:58:32,843 --> 00:58:38,974 Tüm kusurlarıyla anlat. 984 00:58:43,311 --> 00:58:46,523 JOHN ANDREADIS RÖPORTAJI REDDETTİ. 985 00:58:46,690 --> 00:58:48,775 DAVID SEAMAN VE FRITZ DIEKMANN YANIT VERMEDİ. 986 00:58:48,942 --> 00:58:51,445 FREDERICK'İN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SORULARA YANIT VERMEDİLER. 987 00:58:52,487 --> 00:58:55,991 HOYT RICHARDS ŞU AN OYUNCU, YAZAR, YÖNETMEN VE PODCASTÇİ. 988 00:58:56,158 --> 00:59:00,328 HOYT AYRICA TARİKATLARDAN AYRILMA DANIŞMANLIĞI YAPIYOR. 989 00:59:00,495 --> 00:59:03,623 HOYT VE DONNA ŞU ANDA NİŞANLI. 990 00:59:51,755 --> 00:59:55,217 Alt yazı çevirmeni: Merve Gümüşlü TransPerfect Media